1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Mevsimlik göç balıklarında sırtı avcılığı (palamut avı )

'DENİZLERİMİZ GENEL BİLGİLER' forumunda isakaptan tarafından 13 Şubat 2013 tarihinde açılan konu

  1. isakaptan

    isakaptan Üye Balıkçı

    Katılım:
    21 Aralık 2012
    Mesaj:
    25
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    mercan
    Şehir:
    belek ,manavgat,alanya , g azipaşa ve anamur.
    Palamut sırtı avı tecrübe ve deneyimlerimiz.

    Sevgili Türk Balık Avı Ailem, merhabalar.

    Şimdiye kadar balık avı videoları paylaşımlarında gördüğüm sırtı avlarına istinaden bölgeden bölgeye değişen taktik, tecrübe ve deneyimlerimizi sizlerle paylaşmak istedim.

    Bir kaç aydır bu bilgi deneyim ve tecrübelerimizi yazmak istedim, fakat bir türlü beceremedim. Sevgili abim Ferit ERTÖZ bey bana nereye nasıl yazacağımı anlattı da onun sayesinde sitemize yazdım.

    Evet sevgili dostlarım.bizim burada güney sahillerinde yani Antalya'nın doğusunda Belek-Manavgat-Alanya-Gazipaşa ve Anamur (Melleç) a kadar olan av sahalarımızda yapmış olduğumuz palamut sırtı avcılığımızda şu uygulamalarımızı yapıyoruz.

    Bizler bu avlarda tekli sırtı yerine çoklu yani asgari beşli-altılı takım çekiyoruz, takım hazırlaması ise şöyle: 5-6 cm büyüklüğünde fosfor içeren slikondan yapılmış sahte küçük köpek balığına benzeyen renkleri sarı-nar kırmızısı-süt beyazı-fıstık yeşili-bal rengi-parlak siyah rengli olanlarından alıp bunlardan 5 li veya 6 lı olmak üzere ana misinamız 45 mm -yan köstek misina kalınlığımız balığın ebatlarına göre (ilk günlerde yani mevsim başında balıklar küçük olacaklarından ;ilk geldikleri sıralarda .ince takımdan 30 mm olacak şekilde bağlanır yan köstek boyu normal yetişkinin karışıyla bir karış yeterlidir.

    İlerleyen günlerde köstek misina kalınlığını artırmak gereklidir, çünkü bu balıklar beslendikçe günden güne cok hızlı büyürler ve git gide kıyı sığ sulardan açığa doğru çekilirler, bir hafta önceki bulundukları suda aranmamalıdır.

    Bu günlerde ki köstek misina kalınlığı 35 mm hatta 40 mm bile olacaktır, takımın en altına en sondaki sahteden yaklaşık 50 cm gerisine 8-10 cm ebatlarında parlak , kaşık şeklinde sahte diye tabir edilen metalden yapılmiş sert tenike şeklinde ve ucunda orta boy üçlü iğne bulunmaktadır.

    İşte bunu da bu kısma bağladıktan sonra en üst kısımdaki slikon sahtenin 50-60 cm kadar üstüne fırdöndü nün 60 cm kadar aşağı kısmına şık şık şık diye ses yapan malzeme satanlarda rahatlıkla bulabileceğimiz plastikten yapılmış biz top diyoruz, bunu bağlarız bunun özelliği bu suda sırtıyı çekerken şık şık şık diye ses yaparak balığı cezbettiği söylenmektedir.

    Bu topun her iki tarafında da fırdöndü mevcuttur, diğer tarafını da ana misinamıza takarız, ana misina kalınlığı en az 60 mm olmalıdır.uzunluğu asgari 100 mt olsun çünkü bakarsınız oltanıza trofe denilebilecek kadar büyük harami bir balık yapışabilir.

    Sal çek yapma ihtiyacı doğar .böyle durumlarda yanınızdaki ekip arkadaşınızın sizi seyretmeyip hemen öncelikle suda takımını toplayıp size yardımcı olmak amacıyla önce kepceyi hazırlamalı sonrada misinanın yetmiyeceği düşüncesiyle ucu çatallı pırdöndülü boş bir takımı ilave için size hazırlamadır ve sizin komutunuzu beklemedir.malzeme hazırlığı yapıldıktan sonra av yerine gelinir.av yerinde balığın suyuna gelinir.şu unutulmalıdır ki her suda (derinlikte) bu balık olmaz.belirli bir suyu vardır.işte o suyu bulmak lazım.mevsim başında geldikleri günlerde sığ, kıyı sulardadırlar.

    Kıyılarda besin bulmaları kolaydır .ve genelde akıntıları takip ederler.akıntıyla gelen besinlerle beslenirler.bunlar küçük sardalya vb balık sürüleri olabildiği gibi diğer besinlerde olabilmektedir.mevsim başında boyları takriben 20cm den 25 -30 cm kadar olurlar.bu zamanda küçük ve lezzet yönünden de zayıftırlar.ancak beslendikçe günden güne çok hızlı bir şekilde büyümektedirler.

    Lezzetleri de büyüdükçe artar.hele cizgili palamut diye tabir ettiklerimizin lezzeti bambaşkadır tabii pişmesine de bağlı.büyümelerine bağlı olarak bulundukları suda günden güne değişmektedir.bu çok önemli bir noktadır.günden güne su derinliği değişir.git gide açıklara giderler.bu sular torik oluncaya kadar hatta ton balığı olunca da uluslar arası sulara kadar gitmektedir.çevirmeci bir tekneci ile gazi paşada sohbet ederken biz tombiklerin peşine bir düşeriz akıntıyla haftalarca gideriz uluslar arası sulara bile cıktığımız olur.

    Bunları tutup tutup teknenin havuzlarına atarız .sonra bunları buraya gazi paşadaki deniz içindeki sizin gelip yanında balık avladığınız kafeslere(havuzlara) salarız.burada bir iki ay gibi canlı balıklarla yani sardalya ile besleyerek belirli bir büyüklüğe gelince adından da anlaşıldığı üzere ton bazını geçince kafeslere dalgıçlarımız iner şok tabancalarımızla bayıltarak o gördüğünüz büyük buz hanaeli teknelerde motorlu testerelerle keserek temizlenip Japonya ya ihraç edilmek üzere hazırlanırlar.Evet sevgili balıkçı dostlarım:balığın suyunu bulmamız lazım demiştik.cihazı olanlar cihazları ile.bu ama GPS olur ama Sonar cihazı olabilir.olmayanlar ise bir iki gün evveline kadar ava çıkanlardan sorarak.

    Hatta o gün balığa sizden önce cıkanlardan hiç olmazsa denize çıktığınızda kalabalığa giderek git gel yapanları görerek olur.bu balığı avlamaya gittiğiniz saat çok önemlidir.sabahleyin çok çok erken çıkmanıza gerek yok.sabah güneş doğumundan saat 9-10 saatlerine kadar en verimli saatler olup bu saatten sonra rüzgar yani meltem dediğimiz güney yönlerden esen deniz yeli çıkar başlar deniz çalkantı yapmıya işte bu saatten sonra balığın beslendiği besin ortamı bozulduğundan balıklar dağılmaya ve yüzey suyundan aşağıya iner.birde öğleden sonra akşam ketezesine veya o dönemde gece kolyoz avcılığı yapacak olanların yanı sıra özel sırtıya çıktıysanız saat 5-6 dan sonra denizin sakinleşmeye başladığı yattığı saatlerden hava kararmaya başladığı saatlere kadar av yapabilirsiniz.

    Buda avlandığı saatler olarak unutulmamalıdır.av zamanından sonra kaptana çok büyük iş düşüyor.balığın suyuna gelmekle ne yapsanız balığı ancak tesadüfi olarak tutmuşsunuz derim.kaptan motorun hızını çok iyi ayarlamaz ise bu çok önemli bir noktadır.bakın eğer kaptan çok hızlı giderse veya çok yavaş da giderse de olmaz .bu hızı belirli bir hızda giderek yavaş yavaş artırarak veya azaltarak yapabilirsiniz.bunu kısaca test ederek bulup balık hangi hızda alıyorsa o hızda gitmelisiniz.

    Aksi durumda diğer faktörleri gözden geçirmeniz gerekir.hızın önemi çekmekte olduğunuz sırtı takımının çok gerilmesinde ve aşırı çok fazla dalga şeklinde köpük olmasıyla balığın besin alanının bozulması dolayısı ile çekilen takımın ortamının bozulması anlamında önemlidir.

    GPS cihazı olanlarda sorun olmaz çünkü hem balığın aldığı noktayı işaretlemek açısından hem balığın aldığı belirli bir motor hızı ve motorun yaptığı köpük -dalganın açısından kolay olmaktadır.gelelim diğer önemli noktaya .tecrübelerimiz bize bu avda salınan takımın boyunun yani uzunluğunun da diğer sebepler kadar önemli olduğunu gösterdi.bu şu :motorun yaptığı köpüğün ne en sonuna bittiği yere kadar nede motorun hemen arkasına olmalıdır .hele hele motorun hemen arkası çok tehlikelidir.bu balık tutulunca çok çılgınlaşmak ta sağa sola çok gezelemektedir.

    Bu açıdan tutulur tutulmaz dikkatli olmak lazımdır .özellikle tekneye balığı alırken ve oltamızdan avın heyacanına kapılıp çıkarırken dikkat etmeliyiz.salma uzunluğunu köpüğün hemen hemen ortalarında olması veya sal çek yaparak da olur .balığı en iyi hangi uzunluk da aldıysanız hemen o mesafeye bir işaret yapın basitce bir düğüm yapabilirsiniz.ve bundan sonra hep ayni mesafede salmış olursunuz.yanınızdaki ekip arkadaşınız balığı tutuyor siz tutamıyor iseniz yapılacak olan iş hemen arkadaşınız takımı salmadan onun takımını ölçüp beraber salmanız olacaktır.

    İşareti unutmamalısınız.tekne yavaş gitmemeli misinalar yani takım gerilmelidir.balık takımınıza yapışınca takımınızı hemen germeyin ve balığı çekmeye çalışmayın çünkü boşta olanlara da dolması için yavaş yavaş sal çekler boşluklar yapın ki takımın hepsi balıklarla dolsun .bu mümkün çok aşırı boşluk yapmadığınız sürece beşli veya altılı takımda hep dolduğunu göreceksiniz.ilk balıklar tutulunca biz hemen GPS e balığı aldığımız noktayı hemen işaretleriz ve balıkları oltalardan temizledikten sonra hemen bir u dönüşü yapıp az önceki balığı aldığımız noktaya yaklaşırken biraz daha temkinli oluruz.buda bir tecrübe değilmidir.

    Şayet cihaz yoksa kaptana iş düşüyor .az önceki balığın aldığı yeri o tesbit ediyor bu yöntemlerle epey balıklar tuttuk.sevgili T.B.A dostlarım ben konuyu anlatırken bilgi vermek amacıyla konunun dışına çıktığım oldu.

    Kusurlarıma bakmayın .konu iyice anlaşılsın istedim.ÖZETLE:1) avlayacağımız takım önemli.yapılış şekli -misina kalınlıkları vs.2)kaptanın motor hızı önemli.ne yavaş nede hızlı olacak.3)takımı salacağımız köpük mesafesi önemli.köpüğün ne dışında nede hemen motorun arkasında olmayacak.4)avın bulunduğu su.

    Balıklar beslendikçe gün geçtikçe bulundukları su değişir.5)av saati.sabah gün doğumundan 10 gibi.çalkantı çıkıncaya kadarki zaman.birde akşamleyin 5-6 dan sonra rüzgar durunca çalkantı kesilince.6) suyun durumu 5 inci maddede kısmen bahsettiğim gibi rüzgar çok hızlı olmamalıdır.deniz gayet sakin olmalıdır.akıntı çok şiddetli olmamalı. hava aşırı çok sıcak ve kapalı -bulutlu hava olmamalıdır.sevgili ailem ilerleyen günlerde sizlere kolyoz avı tecrübe ve deneyimlerimi anlatacağım.

    Sevgili dostlarım sizlere bir katkım olursa ne mutlu bana ve bizleri yetiştiren usta balıkcı abilerime.HERKESE SEVGİ VE SAYGILARIMI SUNUYORUM.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 13 Şubat 2013
  2. deniz34

    deniz34 Üye Balıkçı

    Katılım:
    8 Mart 2016
    Mesaj:
    512
    Alınan Beğeniler:
    140
    Ödül Puanları:
    2
    Meslek:
    20 oltaya 20 adet uskumru
    Şehir:
    MARMARA VE KARADENİZ
    Cevap: Mevsimlik göç balıklarında sırtı avcılığı (palamut avı )

    İsakaptan : bu harika bilgiler için çok teşekkür ederim...Alkış
     

Bu Sayfayı Paylaş