1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Üstadlar Hem sakar..Hem at çek avcısı :)

'İshak BALLICA' forumunda ishak BALLICA tarafından 27 Eylül 2016 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. ishak BALLICA

    ishak BALLICA ÜSTAD ÜSTAD

    Katılım:
    15 Ekim 2008
    Mesaj:
    3,466
    Alınan Beğeniler:
    102
    Ödül Puanları:
    48
    Meslek:
    Tekavüt
    Şehir:
    İzmir
    Sevgili Oltacı dostlar, bu sene sıcaklar gerçekten çok erken bastırdı.Temmuz ve Ağustos ayı sıcaklarını haziran ayının ilk haftası sonunda görmeye başladık .Ve arkasından gelen Ramazan ayı da iyice eve hapis olmamıza neden oldu.Sözün önü bayramın bitmesini fırsat bilip av partnerim sevgili eşimle beraber gece serin olur düşüncesi ile bir kıyı avı yapmaya karar vererek akşam üstü saat 18.00 gibi düştük yollara.

    Yolda yem telaşı filan yaşamadık.Zira ben at-çek yapacaktım.Eşim de bir önceki avlarımızdan kalan tuzlanmış sülünezleri kullanacaktı.Velhasıl hiç vakit kaybetmeden hava kararmadan av yapacağımız mekana vakitlice varmış olduk.

    Benim amacım at - çek ile barakuda avı yapmak olduğu için, hiç vakit kaybetmeden hemen başladım hazırlanmaya.Zira at çek ile baraküda avında en verimli anlar akşam hava kararmasına yakın bir bilemedin bir buçuk saat.Bir de sabah gün ağarmasına yakın yine bir yada bilemedin bir buçuk saatlik o kısa zaman aralığıdır.

    Her ne hikmet ise, bu zaman aralığında bu balık mutlaka av yapabilecek mesafeye kadar kıyılıyor. İki parçalı kamışı birleştirip te makinayı da takınca başladım sahte balık kutumdaki kandırıcı balıkları incelemeye.


    Hangisi ? Hangisi derken, birden gözüme geçen sene barakuda almış olduğum sahte çarptı.Üstü limon sarısı, alt kısmı ise kemik rengi olan bir sahte.Emin olun bu renge barakuda bayılır.

    Ve hanım kendi kendine yemli takımlarını hazırlarken ben başladım bile at - çek yapmaya.Mera benim oturduğum yerden oldukça uzak olduğu için buraya ulaşmam yaklaşık 1 saat 45 dakikamı almıştı.ve hava kararmak üzereydi.

    Ortam on numara..Bir kaç kişi var yemli sistem ile avlanan.Yani çarşı - pazar gibi kalabalık değil.Zaten onlarda havanın karamasını müteakip oradan ayrıldılar.Sözün özü günün geceye kavuşmasına yakın, hanım yemli sistem ile nasibini beklerken , ben ise ondan pek uzaklamaşdan merada bazen sağa, bazen sola vs gidip gelip ha bre at-çek yapıyorum.

    5P24.jpg

    Bu arada zaman geçmekte o sihirli ve bereketli diye tanımlayacağım zaman dilimi yavaş yavaş sona ermekte.Ve barakudadan da hali hazırda tık yok.Nafile atışlara devam.

    Sanırım saat 22.00 filan olmuştu.Biçare atışlardan yorulmuş ve az kendime vakit ayırıp bir yere oturdum.Gerçekten yorulmuştum çünkü.Ve hatta güle oynaya koşa koşa geldiğim bu mera için acaba başka yere mi gitseydim diye de hayıflanmaya başladım.

    Yaklaşık bir 5-10 dakikalık mola sonucu, kalk oğlum dedim kendi kendime.Yapacak bir şey yok.Geldik artık.Yeni bilet yeni şans misali sen başla tekrar at çeke diye de kendi kendime mırıldandım.Ve başladım tekrar at çek yapmaya.Ulan yine Tırt olacak diye de kendi kendime için için gülüyorum.

    Sayısını hatırlayamayacağım at çeklerden sonra elimdeki 2.70 lik spin kamışında bir çekiştirme gibi bir his duydum.Aha beklediğim işaret gelmişti.meraya balık girmiş ve ilk temas sağlanmıştı bile.Bu avı yapan dostlar bilir.Bu balık genelde tam saldırmadan önce illaki bir yoklama yapar.Ve bunu müteakip 3-5 dakika içinde kendince en uygun anı bulduğunda ise sahteye saldırır.Ve bu saldırı genelde sahte ilk suya düştüğü anda değil de, tam kıyıya gelmesine 5-10 metre kala yapar.
    Gelen saldırının ardından kamış anında suya doğru titreyerek eğildi.Ve bunu müteakip de başladı sıkı olmayan kalama ayarı çıt-çıt-çıt diye ötmeye.Evet sahtemin iğneleri balık ile buluşmuş ve balık üstündeydi.Yaklaşık 3-4 dakikalık mücadele sonucu balığı görebilecek mesafeye getirdim.Ve çılgınca deli gibi çırpınan balığı hop bir seferde kıyıya almayı başardım.

    Daha önce elim ile müdahale ederken ağzındaki ince ince dişler ile parmağım yaralandığı için aklımca bu defa akıllı davranıp, balığı fish grip (balık tutucu aparat) ile tuttum.Ama zapt etmek ne mümkün..220 volt a tutulmuş gibi hem hopluyor.Hem zıplıyor.Ve sözün özü ben saplanan sahtenin iğnesini balıktan çıkarayım derken, sahtenin iğnelerinden biri benim sol elimin serçe parmağına girdi.Balık bir daha sıçrayınca ahanda iğnenin çentiği de iyice girmez mi ?

    Hey Allah ım, bahtsız bedevi misali.Bu kadar mı şansızlık olur ?Ya da sakarlık olur ?Balığı tutup da TIRT olmaktan terfi ettiğime mi sevineyim.Yoksa parmağıma saplanan iğneye mi üzüleyim?

    Bu arada hanım ile bağırışıp duruyoruz.Dur ne oldu.yardım edeyim, yok bir şey.Sen hele şu kamışı bir yere indir vs.Sözün özü karşımda 2 seçenek vardı.Ya apar topar toparlanıp, soluğu bir sağlık kuruluşunda alacağız.Ki saat bayağı geç olduğu için bu doğal olarak bir hastane acil servisi olacak.Ya da gözü karartıp iğneyi kendi kendime çıkartacaktım.

    Kesinlikle akıllıca bir hareket değil ! Bunu baştan ifade ediyorum.Ve kimseye de tavsiye etmiyorum !Ben 2 nci seçeneği seçtim.Ve bir pens yardımı ile milim milim sahteyi parmağımdan çıkarmaya başladım.Meret bayağı da girmiş.Henüz zonklama yok.Ama ağrı bayağı fazla.Ve son bir gayret ile etimi yırtarak çentiği de çıkartmayı ve iğneden kurtulmaya başardım.Bu arada bayağı soğuk terler döktüm.

    A5KJ.jpg
    Ve ava kaldığımız yerden devam ettik.Bu deli fişek tam 61-62 cm lik bir balıktı..Daha sonra sayısız at çek yapsam bile en küçük bir temas sağlayamadım.Ve ümitleri sabaha saklayarak başladım dinlenmeye.Ara sıra da acaba olur mu diye de 3-5 dakika ara ara çalışıyordum.Ama genelde dinlenme ve atıştırma ile vakit geçirerek sabahı beklemeye başladım.Yemli sistem ile av yapan hanımda ise tık yoktu.

    Ve saat 04.30 gibi de sabah mesaisine başladım.Yılmak yok.At Allah.Çek Allah..Ve hava henüz aydınlanmamıştı ki, hop bir tane daha saldırı aldım.Ve kısa bir mücadeleden sonra sağ salim onu da kıyıya almayı başardım.Bu defa bayağı bir temkinli davranıp sağ salim iğneden çıkardım..Ölçtüm ve 48 cm geldi.yani kabul edilebilir bir boy.Zaten 40 cm ve altı olsa sorgusuz sualsiz büyüsünde gelsin düşüncesi ile geri salardım.

    Bir ara bana bayağı bir özenen eşime verdim at çek takımı.O da bu zevki yaşasın diye.Ve ben bu defa yemli av yapmaya baladım.Hava yeni yeni aydınlanırken oldukça güzel ebatta yolunu şaşıran kallavi bir karagöz oltaya denk geldi.Ve onu da menüye ilave etmiş olduk.

    Hanım sağ olsun büyük bir gayret ile at çek yapıyor.Hava yeni yeni aydınlanıyor.Ben ise ondan az uzak bir mesafede yemli bekliyorum.Ve bir yandan da onu izliyorum.Baraküda saati geçip gitmekte bu ara.Bir ara baktım garip garip şeyler yapıyor.

    Yanına vardığımda ise sahteyi savururken limanda yer alan teknelerin birini kamarasına üstüne taktırdığını gördüm..Fesüphanallah deyip ver sen onu bana Haydi sen yemli kamışa bak.Ben onu bir şekilde kurtarayım dedim ve onu yolladım.Öyleydi böyleydi derken bir şekilde sahteyi kurtardım çok şükür.Meret 80-90 lira.bayağı pahalı bir sahte.Ve hava artık aydınlanmıştı ki, haydi son bir kaç at çek yapayım derken akıllara zarar bir saldırı ve sarsıntı hissettim.Vay...Vay....Vay...

    Balık ha bre kalama alırken, ben ise zorlanarak makineyi sarmaya başladım.Emin olun 3-4 dakika ne ile mücadele ettiğimi bilmeden cebelleştim durdum.Ve sonunda balığı görebilecek mesafeye getirdiğimde ise içim cızzzzz etti diyebilirim.Nedeni ise bu ebatta balığın bir kepçe yardımı olmadan alınmasının mümkün olmayacağı idi.Nihayetinde de o oldu.İki defa balığı sudan kesmeye çalışsam da adeta çıldırmışçasına çırpındı.Ve üçüncü denemeye fırsat bile bulamadan iğneden kurtuldu.

    Sözün özü bir av güncesi de böylece gelmiş ve geçmiş oldu.Kazasız belasız çok daha bereketlisinin sizlere denk gelmesi dileğiyle rastgele dostlar.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 7 Kasım 2016
  2. İsmail ESENCAN

    İsmail ESENCAN Admin Admin

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesaj:
    11,425
    Alınan Beğeniler:
    10,046
    Ödül Puanları:
    5,113
    Cinsiyet:
    Erkek
    Meslek:
    Devlet Memuru
    Şehir:
    İzmir
    Cevap: Hem sakar..Hem at çek avcısı :)

    At-çek balık avcılığı bambaşka bir sevda ve bu sevdaya sende tutuldun ya güzel abim, ALLAH yardım etsin. Senden çok daha güzel raporlar geleceğine eminim, paylaşım için teşekkürler emeğine sağlık.AlkışAlkış
     

Bu Sayfayı Paylaş