1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Neden 24 metre

'AMATÖR BALIKÇILIK TEBLİĞLERİ' forumunda İsmail ESENCAN tarafından 23 Kasım 2013 tarihinde açılan konu

  1. İsmail ESENCAN

    İsmail ESENCAN Admin Admin

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesaj:
    11,447
    Alınan Beğeniler:
    10,056
    Ödül Puanları:
    5,113
    Şehir:
    İzmir
    Web Sitesi:
    Ülkemizde gırgır ağlarının derinliği 90 kulaç (yaklaşık 160 m) dir ve bu ağlar ile 24 metre ve altındaki derinliklerde de (24 m’den daha sığ sularda) avcılık yapılabilmektedir. Bu av aracı ile avlanan en önemli tür olan hamsi balığı 40 m. derinliğe kadar olan derinlikte yasarken hamsi balığından sonra en çok avcılığı yapılan palamut ve lüfer balığı 85-200 m derinliklerde bulunmaktadır.

    Balık avcılığında gırgır ağının kullanılabileceği en sığ suyun derinliği 24 m. dir. 1 Eylül 2012 tarihinden önce bu derinlik yasal olarak 18 m iken 3/1 nolu Ticari Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ ile bu mesafe 24 m’ye çıkartılmıştır. Avrupa Birliği Konseyi’nin 2006 yılında yürürlüğe giren tüzüğüne (Reg. 1967/2006) göre; 50 m’den sığ sularda gırgır ağları ile avcılık yasaklanmıştır. Yunanistan ise gırgır ağları ile 30 m derinlikten daha sığ sularda balık avcılığını yasaklamıştır. Yine dip trolü ve Algarna gibi sürütme ağları ile avcılıkta 50 m altındaki derinlikte veya karasularında 3 mil içerisinde avcılık yasaktır. Türkiye’yi çevreleyen Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdeniz birbirinden farklı özellik göstermektedir. Bunların doğal yapısı ve iklimsel koşulları nedeniyle kıyı alanları büyük bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir.

    Denizlerdeki yasam, soluduğumuz oksijenin üçte birini üretir, değerli protein kaynağı sunar ve küresel iklim değişikliğini dengeler. İnsan aktiveleri sonucunda doğal çevre olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Günümüzde biyoçesitlilik bu aktiviteler sonucunda bozulmakta ve bozulma ise çevrede büyük değişimlere neden olmaktadır. Doğal çevrenin sınırsız bir kaynak olduğu düşüncesiyle, kaynaklar bilinçli ya da bilinçsiz olarak aşırı bir şekilde kullanılmaktadır. Kıyı, kara ve deniz ekosistemlerinin kesiştikleri önemli geçiş bölgeleri olmaları nedeniyle oldukça özel ekosistemlerdir. Dağların denize iniş biçiminin ve kıyı topografyasının birbirinden farklı olması, bölgelere göre farklılaşan, kumul, mağara, delta, lagün, dalyan, kalkerli teraslar gibi çeşitli kıyı ekosistemlerini ortaya çıkarmıştır. Bu bölgeler kıta sahanlığı alanları olup 200 m derine kadar gider. Bu bölgelerde ışığın suya nüfuzu, yer, zaman ve suyun saydamlık derecesiyle yüzey sularının durgun ya da dalgalı oluşu gibi koşullara göre değişir. Bunlara bağlı olarak fotosenteze yetecek kadar ışık yaklaşık 25-50 m kadar derinliğe ulaşmakta ve zemine bağlı bitkiler de bu derinliğe kadar bulunmaktadır. Işık aynı zamanda balıkların hareketlerini ve göçlerini düzenler, üreme zamanlarını saptar ve büyüme oranlarına etki eder.

    Kıyısal alanlarda besin fazla olduğundan en zengin balık faunası da yine bu bölgelerde bulunur. Olgun bireyler yasam sürelerinde üremek amaçlı göçlerde bulunurlar. Balıkların üreme alanları genellikle denizin verimli veya plankton yoğunluğunun zengin olduğu bu bölgede olmaktadır. Yumurtadan çıkan larvalar ve genç balıklar, beslenmek amacıyla ilk hayat dönemlerini kıyısal sığlık alanlarda geçirirler. Bu alanlar tüm dünyada büyüme bölgeleri olarak bilinir. Balıkların beslenme alanları olan bu bölgelerin bozulması ya da türler arasında dengesizlik oluşması, bazı türlerin ortamı terk etmesi veya yok olmasıyla sonuçlanır. Örneğin, 1986 yılından beri Karadeniz ve Marmara Denizi’nde orkinos avcılığı yapılamamaktadır. Çünkü bu türün beslendiği türler bu denizlerimizde yok olmuş, deniz trafiği artmış ve denizlerimiz kirlenmiştir.

    Dünya balıkçılığına bakıldığında toplam avın %90′ı kıyısal bölgelerden sağlanmaktadır. Ülkemizde de bu durum aynıdır. Dünyada mevcut stokların %60′dan fazlası aşırı avcılığa maruzdur. Çeşitli ülkeler bu konuda farklı tedbirler alırken yukarıda da bahsedildiği üzere Avrupa Birliği Konseyi’nin 2006 yılında yürürlüğe giren tüzüğüne (Reg. 1967/2006) göre; 50 m’den sığ sularda gırgır ağları ile avcılık yasaklanmıştır. Yunanistan ise gırgır ağları ile 30 m derinlikten daha sığ sularda balık avcılığını yasaklamıştır. Yine dip trolü ve Algarna gibi sürütme ağları ile avcılıkta 50 m’den daha sığ yerlerde veya karasularında 3 mil içerisinde avcılık yasaktır.

    Ülkemiz sürütme ağlarıyla ilgili yasaklara genel olarak uymaktadır. Çevirme ağları ile ilgili olarak ta bu yıldan itibaren 24 m derinlikten daha sığ sularda avcılık yasaklanmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere 0-50 m arasındaki derinlik okyanusların ve denizlerin hayat kaynağıdır. Karadeniz’de ise bu derinlik 24-25 m aralığındadır.


    Ülkemizde gırgır ağlarının derinliği 90 kulaç (yaklaşık 160 m) dir ve bu ağlar ile 24 metre ve altındaki derinliklerde de (24 m’den daha sığ sularda) avcılık yapılabilmektedir. Bu av aracı ile avlanan en önemli tür olan hamsi balığı 40 m derinliğe kadar olan derinlikte yasarken hamsi balığından sonra en çok avcılığı yapılan palamut ve lüfer balığı 85-200 m derinliklerde bulunmaktadır. Bunların larva ve genç bireyleri haliç ve sahil sularında bulunmaktadır. Dolayısıyla kıyısal alanlarda yapılacak avcılıkta genç bireylerin avlanması kaçınılmazdır.

    Ülkemiz kıyısal alanları, iklimsel, üretim, rekabet-avcılık ve insan etkisiyle her gün bozulmaktadır. En azından bu alandaki avcılık yoluyla olan bozulmanın önüne geçilebilmelidir. Bu alanlar aşırı avcılık baskısı altında olup makrofauna zarar görmektedir. Her bir av aleti ortamdaki canlılara az da olsa zarar vermektedir.

    Günümüzün en büyük problemlerinden biri de hedef tür haricinde tesadüfü ve ıskarta türlerinde tutulmasıdır. Dünyada yaklaşık 27 milyon ton hedef dışı avcılık yapılmaktadır. Bu durum avcılıktan kaynaklanan mortalitenin artmasına ve dolayısıyla stokların olumsuz yönde etkilenmesine yol açmaktadır. Tesadüfü ve ıskarta türlerin azaltılması için ağ seçiciliği konularına önem verilmelidir. Uzatma ağların ağ göz açıklığı her tür için ayrı ayrı belirlenmeli, trol ağlarında istenmeyen türlerin kaçması için kare gözlü torba ağ ve bu ağlara kaçış panelleri uygulanmalıdır.

    Sürdürülebilir balıkçılık açısından en temel bilgi, bir türün avlanmadan önce en az bir defa yumurta vermesinin sağlanmasıdır. Bu nedenle ticari balık avcılığı yapılacak her türün ilk üreme yası ve büyüklüğünün bilinmesi gerekir. Diğer konu ise zaman yasakları olup, balıkların üreme dönemi bilinmelidir. Halen uygulanan genel zaman yasağı yerine her tür için ayrı ayrı zaman yasaklarının konması ve uygulanması balıkçılık açısından daha doğru bir yaklaşım olabilir.

    Bu nedenle her canlı türünün tek tek ele alınarak, her denizalanı için büyüklük, zaman, yer ve av aracı yasaklarının düzenlenmesi, sürdürülebilir balıkçılık açısından önem arz etmektedir.

    • Yrd. Doç. Dr. Tomris DENİZ
    • İ.Ü. Su Ürünleri Fakültesi
    Kaynak: Türkiye’de ve Dünya’da Balık ve Balıkçılık
     
    Son düzenleme: 8 Kasım 2016
  2. AYTAÇ AKINCI

    AYTAÇ AKINCI Üye Balıkçı

    Katılım:
    29 Şubat 2012
    Mesaj:
    802
    Alınan Beğeniler:
    121
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    MARMARA - EGE
    Cevap: Neden 24 metre

    İsmail ,

    Yukarıda yazılan bilgiler 18.11.2013 tarihine kadar geçerli kanun maddesine dayanıyordu.

    Devlet 19.11.2013 tarihinde 3/1 numaralı tebliğde bir değişikliğe gitmiştir.
    Artık tutulan balıklar göz ucuyla boyları kontrol edilecektir.

    Kanun bu ! uymak zorundayız.kikikiki



    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğde değişiklik yapılmış ve bu değişiklik 19 Kasım 2013 tarih ve 28826 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır. Yapılan değişiklik aşağıdadır.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:
    3/1 NUMARALI TİCARİ AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI DÜZENLEYEN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2012/65)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2013/60)
    MADDE 1 – 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ (Tebliğ No:2012/65)’in 17 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “(2) Avlanabilir asgari boyları ve ağırlıkları belirtilen türlerden; hamsi, sardalya, istavrit ve lüferde ağırlıkça %15, diğer su ürünlerine ise ağırlıkça %5 oranında küçük boylara istisna tanınır. Bu istisnanın tespiti, kontrol edilen ürün miktarı üzerinden yapılır.”
     
  3. İsmail ESENCAN

    İsmail ESENCAN Admin Admin

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesaj:
    11,447
    Alınan Beğeniler:
    10,056
    Ödül Puanları:
    5,113
    Şehir:
    İzmir
    Web Sitesi:
    Cevap: Neden 24 metre

    Aytaç abi, Tebliğ yayınlanmadan önce çok uğraşlar verdik geleceği kurtarabilmek adına, vaktimiz bol yine çalışır yine uğraşırız, ancak Baron ( Godoş ) ların sesi daha gür çıkıyor Delet karşısında ama onlarında sesinin çıkmayacağı günler yakındır, sadece birlik beraberlik içinde olmamız onların sesini kesecektir kanaatindeyim.

    Yeni eylem planları yakında devreye girecek ve herkesin buna destek vermesi gerekecektir. Nasıl olacaksa o günleri merakla bekliyorum.:)
     
  4. AYTAÇ AKINCI

    AYTAÇ AKINCI Üye Balıkçı

    Katılım:
    29 Şubat 2012
    Mesaj:
    802
    Alınan Beğeniler:
    121
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    MARMARA - EGE
    Cevap: Neden 24 metre

    İsmail ,

    Çevreci olduğumuz için biz bunun örneklerini gördük. kikikiki
    Ne zaman sivil toplum hareketi başlar o zaman bizler suçlanırız. Nedenini iyi tanımlamışsın. "Godoşlar"

    Bu forum sitesinde siyaset yapmamaya özen gösteriyorum. Ama düşünce özgürlüğü var değil mi ?
    Anayasa'da teminat altına alınmış.

    Ben devlet büyüklerime buradan sesleniyorum. Ticari balıkçılık katliam yapıyor. Sizler de göz yumuyorsunuz. Yarın torunlarımıza balık nedir ? dendiği zaman , sizin 19.11.2013 tarihli tebliğinizi okuyup lanetleyeceklerdir.

    Tabi bunun öteki tarafı da var !!! kikikikikikikikikikikiki

    Yüce rabbim ! verdiğim nimetleri nasıl tükettiniz dediği zaman ! 3/1 tebliğe göre diyemeceğinize göre vay sizin halinize ! Tüyü bitmemiş yetim hakkı yiyorsunuz.
    Zaten çok yetim hakkı yediniz ama bari balıklara karışmayın. :rant:
     
  5. Feridun35

    Feridun35 Gold Üye Gold Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2010
    Mesaj:
    604
    Alınan Beğeniler:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Deniz ( Foça - Mordoğan)
    Cevap: Neden 24 metre

    neden 24 metre bilim adamlarının taminine göre 2040 yılında denizlerde canlı kalmayacak.
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş