1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Üstadlar 9,5 KG Yayın Avımız!

'Talip GİRGİN' forumunda Talip Girgin tarafından 14 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu

  1. Talip Girgin

    Talip Girgin ÜSTAD ÜSTAD

    Katılım:
    16 Mayıs 2009
    Mesaj:
    770
    Alınan Beğeniler:
    17
    Ödül Puanları:
    18
    Şehir:
    Marmara ve Trakya
    Web Sitesi:
    [​IMG]

    Temmuz 2010 Trakya

    Efendim, ben, bu güne kadar tuttuğum değil de, tutamadığım balıkların hikâyesini yazar, kimseyle öyle uzun uzadıya balık konusunda muhatap olmazdım. Yok, efendim nerde tuttun, nasıl tuttun, kaça tuttun? Muhabbetleri beni bozar. Zaten balık raporum olmayınca kimsede bana salça olmuyordu:)

    “Yaz kardeşim sen Minik Ali’yi veya Metal Böceği; sen ne anlarsın balıktan filan” gibi muhabbetler taa kulağıma kadar gelmeye başladı. Yok, haklılar yani! Öyle göze sokacak bir balık tutsam; bilirim ben ne yapacağımı ya. ^&%+/(^)

    Birçok amatör balıkçı sitesiyle balığa gittim ama nafile...

    Türkcell’den bile “kol saati ve gömlek kazandınız” mesajları geliyor (!) Sanki adamlar benimle balığa geliyor da ne tuttuğumuzu görüyorlar! (Ülen adamlar uydudan izliyor olmasınlar bizi?) :) :) :)

    Geçen gün vatandaşın çatısını yapıyorum yerden 15 metre yükseklikte elimde altı metrelik bir makas; cep telefonum cebimde başladı zııın zııın zııın titremeye. Dirseğimle telefona dokunmaya çalışıyorum sussun diye ama olmuyor. Bıraksam gıcıklanıyorum. Aşağıdan bakanlar da çözemiyor işi! Neyse koca makası kucağıma aldım ve çömeldim.

    Eldivenleri çıkarıp telefonu zor bela açtım Gelen mesaj şu: TEBRİKLER! Ramazana özel ÜCRETSİZ GÖMLEK ve KOLSAATI Kazandınız. HEMEN 0532 111 75 75 i arayın, faturanızda ki tasarruf fırsatını kaçırmayın. 0532 111 75 75!

    Birde sonuna ünlem işareti koymuş yani şunu demek istiyor ara ki göresin ebenin… evini uydudan! Daha önce de yine ferforje kapı takarken kol saati ve elektrik faturasından %40 indirim kazanmıştım! Hatta ondan önce de Yangın merdiveni tepesinde Gold’tan hediye kazanmıştım! :)

    -Değerli Müşterimiz Gold Paketiniz ve Hediyeniz için lütfen 0212 466 54 66 ı arayınız….

    Birde şöyle gönderildi;

    —Değerli Müşterimiz. 5000 TL’lik Teminat ve Sürpriz hediyeniz için Hemen 0212 354 90 90 arayın. Hem hediyenizi alın, hem de Kara Gün Dostu Poliçenizden faydalanın.

    Vay be ne değerli kıymetli müşteriymişiz de haberimiz yok. Birde kazara bu numaraları aramış olsak, adamlar nasıl iltifat edecekler bilemiyorum. Onu da siz düşünün gayri…

    Ülen arkadaş gören de sanacak ki, bizim hayatımız beleş! Çatı da telefonu kapatıp, başımı göğe doğru kaldırdım en yakın uyduyla iletişime geçtim! Elimdeki makası gösterip; uzun hamle kısa hamle mantığı ile; alın size kol saati, alın size gömlek, alın size altın, alın size sürpriz hediye daha geride on tane var 11x6=66 hadi işi 66 ya bağladık yine… :)

    Nerde kalmıştık? Ülen arkadaş bir balık raporu yazacağız memlekette yapılan tüm alavere dalavereleri ortaya çıkardık yani! Sana ne baksana sen işine… adamlar yolunu bulsun işte! Bu memlekette saf mı yok! Pardon affedersiniz “Değerli Müşteri”mi yok? Tonla, herkese yeter!

    İsmail, Recai, Mustafa yakalasanız ya be kardeşim şu dolandırıcıları? Bakın googleye telefonlar orijinal!

    &&&&

    Dedim ya birçok amatör balıkçı sitesiyle ava gittim, tuttuğumuz adamakıllı bir şey yok! Geçen bir arkadaşım dedi ki “Yahu Talip ağabey sen amatör sitelerde amatör balıkçılarla balığa gidiyorsun! Neymiş o Amatör Balıkçı Sitesi filan? Sen bize; Usta balıkçılara takıl, balık nasıl tutulur gör bak” demez mi? Tamam be kardeşim bundan böyle benim kankim sensin. (Bir dakikada sattım amatörleri ) :)
    Duyduğuma göre başbakanımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyken; İstanbul civarı ve Marmara bölgesindeki göl ve dere yataklarını bu sazancı kardeşimizin av raporları doğrultusunda tespit etmiş ve hemen boruları döşemiş! O gün bu gün İstanbul’un suyu kesilmez. Yok, öyle yağmur duası filan hepsi şekilden ibaret (!) Allah razı olsun Sazancı Gürol’dan!

    Not: Kırmızı niva cipi gördüğünüz yerde selam vermeye kalkarken önüne çıkmayın, yandan takılın; çünkü altı aydır el freni ile idare ediyor söylemedi demeyin! Keza ben arabanın içinde, sağ koltukta iki gün fren yaptım (!) kaval kemiğimde aşırı baskıdan ödem oluşmuş! avdan gelince on beş gün fizik tedavisine gittim.

    Geçen gün Gürol aradı “abi yuh sana! Ayağınla kaportayı delmişsin?” Ülen Gürol, attırma kafamın tasını; dua et senin kafanı delmedim ben! Sanki altımızdaki “Hammer” (!) arabanın yarısı ormanda kaldı be. Çamurmuş, çatakmış, batakmış, tepeymiş, gölmüş baktığın yok be arkadaş; yok, dua okuyayım dedim, bana bildiğim duaları da unutturdun sen yahu?

    &&&&

    (Yok, öyle “geldim, gördüm, gidiyorum” (!) sonuna kadar okuyacaksınız şimdi beni!:)
    Günlerdir rapor rapor diye tutturuyordunuz değil mi?)

    —Kırmızı düldülün üzerine Gürol kardeş benim ofis ölçülerinde kat çıkmış! İlk balığa gittiğimizde evi taşıyoruz sandım. Tüm mutfak araçları ve gereçleri, elektrik ve elektronik eşyalar 2+1 tesisat
    Masa sandalye çadır vs vs. Bizi almaya geldiğinde, bizim eşyalarla birlikte komple mahalleden taşınıyoruz izlemini vererek düştük yollara.

    Bakkal Orhan, motorcu Zafer, kompresörcü Selim çaktırmadan fatih kısa parmak yapıyorlar “nah tutarsınız” hesabı! Alacağınız olsun Ülen sizin…

    Şehir dışına çıktıktan sonra çok güvendiğimiz navigasyon aletinin bozulması sebebi ile kocaman bir bölge haritası çıkarıp bulunduğumuz yerden gideceğimiz noktaya giden hat üzerinde en elverişli yolları tespit etmeye çalıştık. Bazı köy ve yollar her ne kadar kafamızı karıştırsa da Gürol kardeşimin yaban hayat tecrübesi sayesinde karanlıkta olsa birkaç saat sonra mekânımızı bulduk.

    Bir ara burada bir yol olacaktı ÜLEEEEENNN diye yabanlık yapsa da karanlıkta elindeki haritaya ters baktığını anladı! Yol solda değil sağdaymış. Zaten soldaki yol pek tekin değil! Başkanlar sazana gidiyor denizkızı yakalıyor, hem de mecliste (!) Ohaaa yuh be, nerden nereye zıpladık. En büyük başkan bizim başkannn!

    Neyse yeri bulduk, mekânı kurduk, çayı demledik. Yolda aldığımız nevale ile evden buzluğa ters koyduğumuz barbunyayı düzeltip sofraya koyduk. Tabi, öncesinde kurbağa tuttuk, oltalara taktık, ya bismillah göle takımları kurduk, adam başı dört kamış x3=12 zilleri taktık ama balıklar rahatsız olmasın diye şıkı şıkı yapmadık. :)

    Gürol ben ve yanımızda getirdiğimiz bir misafir; yabancı sayılmaz canım kardeşim. Sanal âlem de ki balık muhabbeti ile pek işi olmaz kardeşimin ama hemen her siteye merakından girer ve bilgi transferi yapar. Kimsede olmayan olta düzenekleri yapmakta meşhurdur. Bir görseniz bu ne titizlik bu ne özverili bir çalışma hayret edersiniz. Birde bu düzeneklerle balık tutabilseydi :) :)

    İstanbul’da son yüz otuz yıllık sıcak ve nemden yandığımız için evden yazlıklarla çıkmıştık. Mekâna gelince ayvayı yediğimizi anladık! Geç olduğu için alamancı çadırını kurmaya gerek duymamıştık. Birader arabada yattı, bende Gürol ile yer halısının üstüne kedi gibi kıvrılıverdik. Biz gelmeden önce burada yağmur yağmış her yer ıslak. Zaten ağaçlardan düşen çiy yağmurdan farksızdı hele o enseye düşmesi yok mu?

    Gürol’un çift kat yorgan kılıfı ile örtünmeye çalışıyorduk ama nafile; keskin orman havası, çiy, pişmiş, kırağı ne varsa sarmıştı dört biryanımızdan! Gürol kafayı yastığına koymasıyla dünya değiştirdi zaten. Ben bir oraya bir buraya sabah dörde kadar dön baba dön. Beş on dakika dalmışım, bilemedin yarım saat. Hadi fasılalı uyuma diyelim hepsi bir saat.

    Bir uyandım çenem birbirine vuruyor tıpkı kayınçomun, mırmır avındayken benim iskelemdeki durumuna düşmüştüm. Leylek gibi takırdıyor, kendime hâkim olamıyordum. Elimle ağzımı tutmasam ne kadar yapma çakma diş varsa göle düşecek. İki yüz metrelik parkurda bir ileri bir geri koşar adımla yürüyerek vücudumu ısıttım.

    Bu arada 12 kamışta tık yok, yahu yalandan bir zil ötmez mi? Gece soğuk olduğu için şimdi’den boş vaktimi odun toplamakla değerlendirmeye başladım…

    &&&

    Sabah güneşi üzerimize vurduğunda çadır minderinin birini altıma serdim diğerini kendime yastık yaptım. O sessizlikte uyuya kaldım. Bir süre sonra kardeşim Murat arabadan inip benim topladığım çalı çırpı odunlarla ateşi yakmış çay suyunu koymuştu. Gürol’u uyandırmak pek kolay olmadı ama sonra aklıma gelen dâhiyane fikirle buna muvaffak olduk!

    Kamerayı yerleştirdim ve Gürol’u uyandırmak için bayağı hırpaladım banamısın demedi. Az sonra oltalardan birinin zilini çalınca yerinden fırlayıverdi!

    Kahvaltı yaparken durum değerlendirmesi yaptık ve sonuç olarak yerimizi değiştirmeye karar verdik. Kaldığımız yer çok yol üstüydü ve piknikçiler daha sabahtan gelmeye başlamışlardı. Yemekten sonra bir çevre araştırması yaptık ve kalacağımız yeni yeri tespit ettik.

    Sabah kamışların yemlerini tazelerken üç dört tane limit altı sazan yakalamış ve onları salmıştık. Yeni yerimize geçmek için tekrar toplandık. Zahmetli bir uğraştan sonra daha sıkı ve sessiz bir yere taşındık.

    Gün boyu yapmadığımız, denemediğimiz takım ve sistem kalmadı diyebilirim. Ama yine tık yoktu. Günlerden perşembe olmasına rağmen, piknikçiler yine geliyordu. Arabasını rallideymiş gibi kullanan araba hastaları, egzoz sesi üşütükleri yanı sıra kıçına biber sürmüşsün gibi bağıran zerzevatçı kesimi yüzünden, bırakın balıkların ürkmesini; biz bile, onlardan bir kilometre uzakta olmamıza rağmen rahatsız oluyorduk. Ses yankı yaptığı için yüzlerce metre uzaktaki insanlar sanki yanındaymış gibi geliyor insana..

    İki bira içip kodum muhabbetlerinden gına geldi. İnsan hiç bu kadar etrafına duyarsız olabilir mi arkadaşlar. Vatandaşların kaldıkları yerlerin yanından geçtik, bütün yedikleri içtikleri ortalık yerde! Her yer rakı şişesi, bira kutusu vs.

    Sakın ormandır deyip mantar terliklerle gezmeyin, Allah muhafaza her an ayağınız bu içki şişelerinin kırık parçaları ile kesilebilir. Buna keza su içinde gördüğüm şişe kırıkları da az değil!
    Oh ne güzel, Allah özene bezene tablo gibi yer yaratmış; biz insanoğlu gelip içine edelim! Günahtır kardeşim, ayıptır! Bu güzel doğamız, çocuklarımızın emanetidir bize...

    Hiç olmazsa bira şişeleri kırmayın kutuları sağa sola atmayın bunların geri dönüşümü var! Bakın garibanlar gelip topluyor bunları. Şişeler kırık, kutular gölün içinde olunca, bir işe yaramıyor tabi.

    Karanlık basmadan önce kamışlardaki yemleri tazeleyip tekrar attık. Akşam yemeğinden sonra yine çayımızı içiyoruz. Kulaklarımız; en yakın otuz metre ila yüz metre arasında yatırılmış kamış ve zillerin de! Uyku vücudumu ağır ağır ele geçirmeye çalışıyor zaten iki gündür uykusuzdum. Balık ta istediğimiz gibi olmayınca şevkim kırılmaya başlamıştı.

    Bir ara ben yerdeki kilime sarılıp uyumuşum Gürol gelip beni kaldırdı “gel çadırda yat Talip ağabey” dedi. Her ne kadar yerim iyi rahatım dediysem de beni yaka paça çadıra götürdü. Gürol bütün gün fırsat buldukça kestirdi uykusunu almıştı ve şimdi akşamdan beri bir telaş içinde. “Olmaz” diyordu. Buraya kadar gelip size balık tutturmadan gidersem ben kahrolurum. Nerde o zaman benim ustalığım” diyordu.

    Son yaptığı olta düzeneklerinden bana da vermişti. Kendi elimle tuttuğum kurbağayı özene bezene takmış ve tam kanalın içine düşürmüştüm. Çadırın içine yatmıştım ama Gürol halen üzerime örtüyü getirmemişti (!) üşüye üşüye dalmışım. Kardeşim Murat zaten birkaç gündür rahatsızdı ve uykuya hiç dayanamıyordu o çoktan arabanın içinde kendinden geçmişti.

    Bir ara bir zil sesi ve sonrasında tapırtı duydum ne oldu diye seslendim Gürol “Balık vurdu ama takılmadı “dedi. Yine dalmışım bu kez ben rüyamda zili çalan kamışa öyle bir yapışıyorum ki! Çekiyorum gelmiyor, "koşun" diye sesleniyorum gelen yok. Çıldıracağım, balık beni resmen sürüklüyor. Korkuyorum, hayatımda hiç bu kadar büyük balık tutmamıştım! Olmaz, katiyen bırakmam seni diyorum. Balık önde ben arkada, elimde kamış resmen suyun üzerinde sörf yapıyorum!

    Derinden bir ses duyuyorum abi abi ABİİİ. Uyan uyan UYANNN. Balıkla boğuşurken çadırın üç kazığını sökmüşüm yerinden olacak şey değil! Neyse Gürol kardeşimin sayesinde çadırı eski haline getirdik. Gürol iyi misin ağabey diyor. Tamam, Gürol Kardeşim iyiyim kendime geldim sen işine bak dedim. Aradan yarım saat geçti yine dalmışım tabi saat gecenin 02.30 u. Bu kez Gürol ABİ YETİŞŞŞ BALIK diye bağırınca çadırın kapısını güç bela bulabildim.

    Baktım benim olta; “al” dedi bana oltanı. Arkadaş oltayı elime alır almaz balık beni suyun içine kamışla beraber çekti! Hayatımda ilk defa bir trofe balık tutacağım biraz sevinç biraz korku ile asılıyorum kamışa. Kamış iki büklüm oldu misine koptu kopacak, kamış kırıldı kırılacak diye ödüm kopuyor. Aman Allah’ım yoksa bu da mı rüya?

    Kalamayı balığın çekim gücüne göre ayarlıyordum. Balık sazların içine girmiş olmalı çekiyorum gelmiyor bırakıyorum gitmiyor.

    Suya girmek lazım ama korkuyorum! Uyku sersemi ne çektiğimi de bilmiyorum ki. Allahtan Gürol kardeşim var… Hemen suya girdi misina’yı elleye elleye gölün içine göğsüne kadar girdi ve misinayı ters istikamete çekerek balığı saklandığı sazın içinden çıkardı bana “makineyi sar” diye bağırdı. Hemen misinanın boşluğunu sardım balığın ağırlığı tekrar makineye bindi. Bu arada güç bela Murat’a sesimizi duyurabildik ve o da geldi. Elinde kepçe hazır kıta bekliyor.

    Gürol kepçeyi uzat diye bağırdı ve kenara gelerek Murat’ın elinden kepçeyi aldı. Bu arada ben balığı güçlükle zapt ediyordum, balık beni çok yormuştu. Gürol suyun içinde misinadan tutup balığın tekrar sazlığa girmesini engelliyordu. Bu sazlıktaki otların balığa sarılması ile sanki 25–30 kiloluk bir balık çekiyor gibiydim. Gürol bağırıyor dikkat et abi misinayı kopartma gelmediği zaman zorlama ben buradan takviye yapacağım. Gürol yine bel üstü bir derinlikte balığı kontrol ediyordu.

    Nihayet balık suyun üzerine çıktı ve bir kuyruk darbesi ile kendini hem duyurdu hem gösterdi.
    Ben diz üzerine kadar sudaydım benim beş metre önümde de Gürol kepçe elinde, bana bir elinle “çek çek” diye komut veriyordu. Kardeşim Murat ise kenardan bize ışık tutuyordu. Balık yaklaştığında Gürol kepçeyi balığın altına soktu ve balığı kepçeledi.

    Geçmiş olsun diye bağırdı balığı ikimiz birden karaya çıkardık. Bu benim hayatımda ilk yayın avımdı güzel bir ekip çalışmasıyla 9,5 kiloluk bir yayın yakalamıştık. İşin güzel tarafı bir balık hepimize aynı heyecanı yaşattırmıştı. Bunca yolu boşuna gelmemiş ve sevgili kardeşim Gürol da sözünde durmuş bize böyle harika bir balık hediye etmişti!

    Saat 03.00; balığı dışarıya almamız yaklaşık yarım saat sürmüştü. Balığı karaya aldığımızda bütün yorgunluğumuz bitti. Sonrasında güzel bir muhabbet ve sabahı yaptık. Bir iki zil sesi daha aldık ama balık yoktu. Sabah serinliğinde birkaç saat uyumuştuk. Kalktıktan sonra kahvaltımızı yaptık, dönüş yolculuğu için takımları toplamaya başladık…

    Şurası kesin ki, Gürol olmasaydı benim bu balığı, bu gölden çıkarmam imkânsızdı. Öncelikle heyecandan ya misina’yı kopartır veya kamışı kırardım. Ama usta balıkçının yardımı ve direktifleri sayesinde başarıya ulaştık. Teşekkürler Gürol kardeşim. Sen gerçekten Usta avcısın… Senden öğrendiklerimin bundan sonraki avlarımda bana çok faydası olacak buna eminim...

    Not: Yayın avında kullandığım takım; 0.35 misina, biraz iri üçlü kanca 50 cm köstek için ip misine.100 gr kurşun ve yem olarak canlı kurbağa.
    Köstek ve fırdöndülü kurşunu klipse takıyoruz.




    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    Az daha unutuyordum, balığa giderken fatih kısa parmak yapan esnafa balığı gösterince dumur oldular. Utançlarından yüzüme bile bakamıyorlar. Nah size balık :) :) :)
     
  2. İsmail ESENCAN

    İsmail ESENCAN Admin Admin

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesaj:
    11,444
    Alınan Beğeniler:
    10,053
    Ödül Puanları:
    5,113
    Şehir:
    İzmir
    Web Sitesi:
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Kırkbinkere Maşallah Talip abi, balık avı konusu değil resmen Roman yazmışsın Roman.kiki

    Bir buçuk saattir, hadi birbuçuk olmasa da buçuk saattir konuyu okumaya kafamı toparlamaya çalışıyorum.:p

    Konuya nereden girdin nereden çıktın, okurken zaman su misali akıp gitmiş, gerçekten çok büyük keyif aldım, emeğine sağlık.

    Yayın'a gelince, yakışır abime uzun zamandan sonra Elinde böylesine güzel bir trofe gördüm ya, artık gözüm açık gitmez.:D

    Harika paylaşımın için teşekkürler abim, kalemine yüreğine klavyene sağlık.Alkış

    NOT:Bu arada senin dolandırıcıların peşindeyim abi.:p
     
  3. Muammer YÖRÜKOĞLU

    Muammer YÖRÜKOĞLU Üye Balıkçı

    Katılım:
    19 Şubat 2010
    Mesaj:
    292
    Alınan Beğeniler:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    çeşme
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip abi benim gördüğüm abi sana daha büyük bir buzdolabı lazım. anca balıkları koyarsın.kiki harika paylaşımın için teşekkürler. AlkışAlkışAlkışAlkış
     
  4. Ayşe HARUPÇU

    Ayşe HARUPÇU Üye Balıkçı

    Katılım:
    21 Ekim 2009
    Mesaj:
    3,229
    Alınan Beğeniler:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    izmir geneli
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip bey,raporunuzu harika yazmışsınız elinize sağlık.Yayın ise muhteşem tüm ekibi kutlarım.
     
  5. Ferit ERTÖZ

    Ferit ERTÖZ Gold Üye Gold Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2010
    Mesaj:
    800
    Alınan Beğeniler:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    FOÇA-MORDOĞAN
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip abi önce roman tadında yazdığın yazın için teşekkürler. Ekrandan değilde sanki elimde bir kitap ha şimdi ne olacak ha şimdi balık vuracak ha şimdi kaçıracaklar ohhh en sonunda geldi :) Önce sizler rahatladınız sonra da ben :) Derin bir ohh çektikten sonra tamam dedim kaçmadı aldılar balığı :)

    Trofe Yayın için tebrikler ve tüm ekibi kutlarım. Tam bir ekip çalışması ile mutlu son'a ulaşmışsınız. AlkışAlkış

    Dostlarınız ile nice Trofeler yakalaman dileğiyle.:) Rastgele...
     
  6. Hasan Karataş

    Hasan Karataş Gold Üye Gold Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2010
    Mesaj:
    800
    Alınan Beğeniler:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Marmara
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip Abi muhteşem bir rapor ve anlatım sonunda da şahane bir balık daha ne olsun seni ve tüm ekibi kutlarım.Alkış
     
  7. Turan AKBAŞ

    Turan AKBAŞ Üye Balıkçı

    Katılım:
    8 Eylül 2009
    Mesaj:
    369
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    izmir ve çvr
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip bey av raporunuzu büyük bir heyacanla okudum ellerinize sağlık .avlarınız daim olsunAlkış
     
  8. onur

    onur Üye Balıkçı

    Katılım:
    8 Şubat 2009
    Mesaj:
    402
    Alınan Beğeniler:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    EGE *
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    abicim ne zamandir haylini kurdugum bi balik bu isallah o dolap dolar tasar
    konuya okudumda ise kitap okuyom sandim hehe selamlar
     
  9. minx

    minx Üye Balıkçı

    Katılım:
    21 Temmuz 2010
    Mesaj:
    103
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ist
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip abi roman tadında olmuş AlkışAlkış birde şu değerli müşterimiz kısmında koptum resmenhehe sen çok yaşa emiAlkışAlkış
     
  10. mustafa ayvaz

    mustafa ayvaz Üye Balıkçı

    Katılım:
    24 Şubat 2010
    Mesaj:
    0
    Alınan Beğeniler:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    MARMARA
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip abi anlatımda yayında mükemmel eline sağlık.
     
  11. Feridun35

    Feridun35 Gold Üye Gold Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2010
    Mesaj:
    604
    Alınan Beğeniler:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Deniz ( Foça - Mordoğan)
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    talip kardeşim yazdığın romanı özet yaptım ama doğa resimleri bitirdi beni çoktandır gidemediğim için imrendim balık
    içinde ayrıca tebrik ederim daha iyilerine.
     
  12. AŞKIN

    AŞKIN Admin Admin

    Katılım:
    15 Ocak 2009
    Mesaj:
    2,426
    Alınan Beğeniler:
    147
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    EGE
    Web Sitesi:
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Harika bir rapor,yayın süper,teşekkürler Talip abi.AlkışAlkışAlkış
     
  13. Sedo3535

    Sedo3535 Tba Okuru

    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip abim harika bir anlatım yapmışsın, eline sağlık, balık desen süper. Emeğinize sağlık, balığınız bol olsun
     
  14. ishak BALLICA

    ishak BALLICA ÜSTAD ÜSTAD

    Katılım:
    15 Ekim 2008
    Mesaj:
    3,466
    Alınan Beğeniler:
    102
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    İzmir
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Sevgili Talip abiciğim, Allah iyiliğini versin senin emi...:p Ya bu ne güzel bir rapor...Bu ne güzel bir tasvir....Yer yer hem kıkır kıkır güldüm, yer yer de aman ha balık kaçacak galiba diye içim ürperdi...

    Velhasıl on numara bir paylaşım olmuş üstadım...Elllleeeeeerriiiiiineeeee sağlıkkkkkkk...Alkış
     
  15. oltaci

    oltaci Üye Balıkçı

    Katılım:
    19 Ekim 2008
    Mesaj:
    15
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Trakya
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Talip bey esprili anlatışınız ayrı bir renk vermiş zaten amaçta stresten uzaklaşmak değilmi çok güzel olmuş inşallah daha iyi ve güzel avlar geçirirsiniz..
     
  16. Erkan MERT

    Erkan MERT Gold Üye Gold Üye

    Katılım:
    9 Ocak 2009
    Mesaj:
    807
    Alınan Beğeniler:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İzmir
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Emeğinize sağlık Talip hocam.
    Gürol'la balığa çıkmak ayrı bir zevk sanırım.
    İkinizede selamlar.
    Afiyet olsun.
     
  17. Talip Girgin

    Talip Girgin ÜSTAD ÜSTAD

    Katılım:
    16 Mayıs 2009
    Mesaj:
    770
    Alınan Beğeniler:
    17
    Ödül Puanları:
    18
    Şehir:
    Marmara ve Trakya
    Web Sitesi:
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    (Öncelikle geç cevapladığım için özür dilerim arkadaşlar ancak fırsat bulabildim)

    İşte bir yazar okurun kafasını karıştıracak ki sıradan olmadığı anlaşılsın :) :) :)
    Yayın dedin de İsmail kardeşim vallahi benim de gözüm açık gitmez artık kiki
    Tatlı suya bundan böyle gitmeye ağırlık vereceğim, onun zevki de bir başka oluyor vallahi. Baksana etlere buğulama yap, tava yap, şiş yap ne yaparsan yap, kılçık ta yok. Yalnız bir sorun var. Balığın çok çirkin olduğunu gördüler ya evdekiler; silah zoruyla birer parça yedirebiliyorum çoluk çocuğa :)
    Ama komşuların hiç itirazı yok vallahi. :) selamlar…

    Not: Bu dolandırıcılar hakkında detaylı bir rapor bekliyoruz senden:rolleyes:

    Sağ ol sevgili muammer kardeşim balık olsun yeter ki, ben dükkanın yarısını buzhane yaparım kiki selamlar...

    Teşekkür ederim efendim sağ olun…selamlar…:)

    Ferit kardeşim o heyecanı verebildiysem ne mutlu bana. Ekibim adına Teşekkür ederim çok sağ ol görüşmek dileği ile selamlar…:)

    Ekibim adına teşekkür ederim Hasan kardeşim sağ ol, görüşmek üzere selamlar…:)

    Teşekkür ederim Turan Bey beğendiğinize sevindim. İnşallah yeni avlarda veya hikâyelerde görüşmek üzere selamlar…:)

    Vallahi iyi diyon Onur kardeşim de benim dolap taşsa ne olacak sen taa Balıkesir’desin kiki Beğendiğine sevindim selamlar…:)

    Teşekkür ederim sevgili değerli müşterim… pardon yaa sevgili kardeşim:)) selamlar…

    Vallahi ben böyle balık aldıkça bülbül olur şakırım Mustafa kardeşim kiki Çok teşekkür ederim sağ ol:) selamlar…
     
  18. Talip Girgin

    Talip Girgin ÜSTAD ÜSTAD

    Katılım:
    16 Mayıs 2009
    Mesaj:
    770
    Alınan Beğeniler:
    17
    Ödül Puanları:
    18
    Şehir:
    Marmara ve Trakya
    Web Sitesi:
    Cevap: 9,5 KG Yayın Avımız!

    Teşekkür ederim Feridun ağabey, bende her zaman gidemiyorum ama gittiğim zaman doğayı dolu dolu yaşamaya bakıyorum. Hele birde balık oldu mu, değme keyfime… İnşallah hep birlikte daha iyilerinde buluşuruz. Selamlar…:)

    Ben teşekkür ederim Aşkım kardeşim sağ ol :) Selamlar…

    Allah razı olsun Serdar kardeşim…ender de olsa iyi bir balık. Bu beni bir sene götürür :) :) :)
    Selamlar…

    Beğendiğine sevindim İshak üstadım… Her şey yaşadığımız hayatın içinden, balık ekstra oldu sadece:) İnşallah bundan sonra; kibir, kapris yapmayacağım! Tatlıysa tatlı, tuzluysa tuzlu; balıklar beni çok özlemiş kulağıma seslendiler :) Selamlar…

    Sevgili Trakyalı hemşerim beğendiğine sevindim. Dediğin gibi balık mevzuu tamamen stresten kurtulmak için yapılan bir hobi. Benim de naçizane genelde oltalarım değil klavyem çalışır. Ama yavaş yavaş tuttuklarımı yazmaya alışıyorum! Dört senedir genelde tutamadığım balıkları yazmayı kendime şiar edinmiştim:) Balıklı raporlar daha bir renkli ve zevkli oluyor. İnşallah hep birlikte renkli raporlar sunacağız. Edirne’ye kucak dolusu selamlar…:)

    Teşekkür ederim Erkan ağabey. Gürol gibi usta, tatlı sucu ile balığa gitmek gerçekten zevkli. İnşallah birlikte başka avlarımız da olur. Selamlar…:)
     

Bu Sayfayı Paylaş